sıkıntılarınızı dert ağacına asın

Sıkıntılarınızı Dert Ağacına Asın

Hayat yaşamaya değer pozitifliklerle dolu olduğu gibi, bazen bize içinden çıkamadığımız dertler de sunar. Bizden bağımsız gelişen ve beraberinde birçok olumsuzluğu da peşinde sürükleyen bu olayların kaynağı biz olmasak da, çözümü bizim elimizdedir. Gelin, hergün içimizden birinin yaşadığı bu döngüyü kısa bir hikayeden dinleyelim.

Birgün bir iş adamı, evine bir marangoz çağırır. Marangoz Ahmet usta, görevini yerine getirmek için yola koyulduğunda arabası bozulur. Usta görev yerine vardığında, hem kanter içindedir, hem de geç kalmış olmanın utancını yaşamaktadır.

Yine de bir an önce işine koyulan Ahmet usta, işini yaptığı esnada parmağı kesilir. Daha sonra alet çantasındaki bir alet kırılır. Dolayısıyla 1 saatte bitirebileceği iş bütün bir gününü alır. Ahmet usta bir şekilde işini bitirir ve iş adamı ile birlikte yola koyulurlar.

Yol boyunca sohbet eden ikili samimi olur. İş adamı ineceği sırada, onu bırakmayı teklif eden Ahmet usta, aralarındaki samimiyete dayanarak iş adamını evine, yemeğe davet eder. İş adamı bu teklifi kabul eder ve Ahmet ustanın evininin önünde dururlar. Ancak eve girmeden önce Ahmet usta, iş adamından müsaade ister.

Bir ağacın önüne giden Ahmet usta, ağaçla konuşmaya başlar ve daha sonra birlikte eve girerler. İçeriye girdiği andan itibaren yüzü devamlı gülen ve ailesiyle keyifli anlar yaşayan Ahmet ustayı, iş adamı şaşkınlıkla karşılar.

Uzun ve keyifli bir geceden sonra iş adamı ve usta dışarı çıkarlar. Eve girmeden önce ustanın yanına gittiği ağacı gözüne kestiren iş adamı, merakına yenik düşerek Ahmet ustaya aksiliklerle dolu bir günün ardından nasıl bu kadar pozitif olduğunu ve tüm bu sorunları ailesine nasıl yansıtmadığını sorar. İş adamının bu sorusu karşılığında tebessüm eden Ahmet usta cevabı geciktirmez:

“Beyim, bu gördüğünüz ağaç benim dert ağacımdır. Dış dünyada yaşadığım bütün sıkıntılar benimle ilgilidir ve her günün sonunda buraya gelerek bütün sıkıntılarımı bu dert ağacına asarım. Bazı günler uyandığımda bir bakarım ki, sıkıntılarımın bir kısmı bu dert ağacından uçup gitmiş… Kalanları ise yine üstlenir ve onları çözene kadar kendi hayatıma devam ederim.”

Bizler ne yazık ki, sahip olduğumuz sıkıntıları adım adım çözmek yerine dert hamallığı yapar ve en sevdiklerimizin üzerine de bu koca yükü bindiririz. Sevdiklerimize sevgiyi, pozitifliği taşıyacağımız yerde, haberleri dahi olmayan tüm olumsuzlukları bir hastalık gibi yayarız.

Dertler, düğüm olmuş değerli bir zincir gibidir. O düğümü dikkatle ve sabırla çözmek gerekir. Çözemedik diye o değerli zinciri bir kenara fırlatıp atmak, dertlerin daha fazla birikmesine sebep olur.

Siz de kendinize bir dert ağacı edinin ve bütün sıkıntılarınızı bu dert ağacına asın. Göreceksiniz, dertleriniz kuru bir yaprak gibi uçup gidecek ve pozitif olmayı yaşam tarzı haline getireceksiniz.

Sizin başarınıza…

Bu yazıyı paylasın...
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInDigg thisShare on StumbleUponShare on TumblrEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir