girisim

Girişimcilik Nedir ?

Girişimciliği net bir tanımın sınırları içine yerleştirmek oldukça zor. İlk kez ortaçağda kullanılan bu kelimenin ‘entreprendere’ kökünden geldiği yani ‘iş yapan’ anlamına geldiği görülüyor. Bu tanım zaman içinde değişti, gelişti ve özellikle 20. yüzyılda daha çok risk alma, yenilikleri yakalama, fırsatları değerlendirme ve tüm bunların hayata geçirilme süreci olarak anlamlandırılmaya başladı. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi girişimcilik sadece kişinin kendi işini kurması değil, mevcut işini revize etmesi veya yeni bir sektöre açılması olabilir. Örneğin, yıllardır sektörde olan bir malın üretimine geçilmesi bir girişimcilik örneği değil, fakat sektördeki diğer malı farklılaştırarak sunmak bir girişimcilik.

Girişimci Kimdir?
En genel ifade ile girişimci; kâr amacıyla riski üzerine alan kişi olarak tanımlanabilir. Girişimci, mal ve hizmet üretiminin yapılabilmesi için, üretim öğelerini en iyi koşullar altında bir araya getiren kişidir. Girişimci, riski üzerine alarak, başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, üretim öğelerinin alımını yapar, bunların bir araya getirilmesi imkanını sağlar. Girişimci kâr amacı güder ancak tek amaç para kazanmak değildir. Ekonomik bir değer ortaya koymaksızın, çeşitli yollardan, başkaları tarafından ortaya konulan ortak değerleri kendi tarafına aktarmanın adı girişimcilik değildir. Ayrıca girişimci, yönetici demek değildir. Girişimcilik için en temel üç faktör; yetenek, cesaret ve bilgidir. Daha geniş kapsamda girişimcide olması gereken özelliklere bakacak olursak;

– Kendine güven duymalıdır ve kendisine güvenilen biri olmalı,
– Geri adım atabilen ve yeniden başlayabilen birisi olmalı,
– Sonuçları değerlendirebilmelidir.mesleki riskleri üstlenebilmeli,
– Yaratıcı olmalı,
– Cesaretli olmalı,
– Bireysel ve aynı zamanda da toplumsal olmalı,
– İyimser ve fikir sahibi olmalı,
– Sürükleyici ve güdüleyici olmalı,
– Başarı için yönlenmiş olmalı,
– Fırsatlardan yararlanabilmeli,
– Yeniliklere açık olmalı,
– İşini seven biri olmalıdır.

Genel bir çerçeve içersinde bakıldığında KOBİ sahipleri bu özelliklerin bazılarına sahipler.
Araştırmalar sonucu elde edilen bilgiler çerçevesinde KOBİ sahiplerinin bu özelliklerini şöyle sıralamak mümkün;

– Kuvvetli bir girişim hissine sahiptirler,
– Bağımsız çalışmayı arzu ederler,
– Mali fırsatlardan yararlanmak isterler,
– Toplumsal amaçlar doğrultusunda yatırım yaparlar,
– Aile fertlerine istihdam sağlama amacı güderler,
– Kendi yetenekleri doğrultusunda mücadele vermek isterler,
– Çabuk ve somut sonuçlar beklemektedirler.

Yukarıda sıralanan maddelerden de rahatça anlaşılabileceği gibi KOBİ sahiplerin girişimcilikle ilgili özellikleri taşıdığı söylenebilir. Ancak yeniliklere açık olma da eksik oldukları açıkça ortada. Ayrıca, KOBİ sahiplerinin önemli özelliklerinden olan, bağımsız çalışmayı arzu etmeleri ve kendi yetenekleri doğrultusunda mücadele erme istekleri, KOBİ’lerdeki tek kişi yönetiminin temelini oluşturan özelliktir.

Daha öncede söylendiği gibi her girişimci bir yönetici değildir, Girişimcilerin yöneticilik kabiliyetine sahip olma ihtimali yok demek yanlış olacaktır ama yinede bunun geçerli olduğu örnek sayısı çok azdır.

Girişim Sermayesi Kavramı

Girişim sermayesi, yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere yapılan yatırımı ifade etmektedir.

Girişim sermayesi dar anlamda yalnızca şirketlerin kuruluş aşamalarındaki yatırımları kapsamaktadır. Girişim sermayesi kavramı (venture capital), özellikle ABD’de bu şekilde yorumlanmakta, şirketlerin büyüme ve genişleme dönemlerinde yapılan yatırımlar ise özel hisse senedi yatırımı (private equity) olarak anılmaktadır. Geniş anlamıyla girişim sermayesi ise, şirketlere herhangi bir aşamada yapılan yatırımları ifade etmektedir. Girişim sermayesinin özel hisse senedi yatırımlarını da kapsayacak şekilde kullanılması özellikle Avrupa’da yaygındır.

Son yıllarda girişim sermayesi daha çok geniş anlamıyla yorumlanmaktadır. Kavram ülkemiz mevzuatında da geniş anlamıyla yer almıştır. Girişim sermayesi yatırımı, Sermaye Piyasası Kurulu’nun Seri:VI No:10 Tebliğinde de “girişim şirketlerinin birinci el piyasalarda ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarına yapılan uzun vadeli yatırımlar” olarak tanımlanmaktadır.

Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı

Yatırım ortaklıkları, kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve halka açılmaları zorunlu olan sermaye piyasası kurumlarıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun izni ile yatırım yaptıkları alana göre, Menkul Kıymet Yatırım Ortaklıkları, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları ya da Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları olarak kurulabilmektedirler.

Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları, kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek amacıyla Girişim sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık anonim ortaklıklardır. Tescili takip eden bir yıl içerisinde ortaklığın çıkarılmış sermayesinin en az yüzde 10’unun, üçüncü yıl sonuna kadar yüzde 30’unun, beşinci yıl sonuna kadar yüzde 49’unun halka arz edilmesi zorunludur.

Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının kazançları, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi kesintisinden istisnadır.
Girişimciliğin Temel Özellikleri

Girişimcinin asıl amacı kârdır ne var ki zarar etme riskinin de sahibidir. Türkiye gibi inişli çıkışlı ekonomik ortamlarda ve her zaman kriz faktörünü de göz önüne alırsak işlerin zarar etme riski de olur. İşlerin kötü gittiği anlarda bile yılmadan kriz yönetimi yaparak ayakta kalmayı başarabilmelidir girişimci.
Kendi işinin patronu olmakla beraber işini gerçekleştirirken hem çalışan hem iş veren olmak zorundadır. Hem iyi bir çalışan hem iyi bir yönetici, hem iyi bir patron olmalıdır. Gerektiğinde operasyonu da yüklenmeli, sorunlar karşısında çözümcü olabilmelidir.

Girişimcinin hedefleyeceği gelir oranı, kurduğu işin sermaye yapısına bağlıdır. Girişimci işine başlamadan önce daha belki fikir aşamasındayken iyi bir fizibilite ve iş planı yapmalı, sermayesini doğru belirlemeli, öngörüsünü doğru planlamalıdır. Özellikle finans durumu akışı, geliri giderini iyi hesaplamalıdır ya da tahmin etmelidir.
Girişimci önce işini devam ettirmek zorundadır. Kendi kazancı sonra gelir. Girişimci öncelikle işin gerekliliklerini yapmak personeline, hizmet aldığı kuruluşlara, devlete olan ödemelerine önem vermek durumundadır. Kazancı daha geri planda olmalıdır. Önce işin varlığının korunması sonra kazanç temel kuraldır.

Her girişim, işin ölçeğinden bağımsız olarak iş hayatında önemli bir yer tutar. Hangi ölçekte olursa olsun iş kuran girişimci özel ve kamu sektöründe bir çok ilişkiye girer. İşin büyüklüğü ne kadar farklı olursa olsun ortada bir kuruluş vardır ve hem özel sektörde hem de kamu sektöründe birçok ilişkiyi güvenlilir tutmalı ve iyi ilişkiler sağlamalıdır. İmaj, itibar, güven duygularının inşaası çok zordur ama bir anda kaybetmek çok kolaydır. İlişkilerin boyutu, yaklaşımlar, etik değerler, ahlaki değerler girişimcinin hayatında önemli unsurlardır. Hem yakınındaki şahıslara hem de iş ilişkisinde bulunduğu kuruluşlara karşı bu değerler mutlak surette korunmalıdır.

Girişimci kendi işini kurarken belirli düzeyde bilgi ve deneyim sahibi olmalıdır. Sahip olunan bilgi ve deneyimler kendi işini yürütürken hızla artar. Bilgi ve deneyim işte mutlaka gerekli. Zamanla iş yürürken bu tecrübeler ve öğrenimler hızlı bir şekilde artar, hata yaptıkça ve de başarıya ulaştıkça tecrübelerin değeri çok güçlenir.
Girişimci için “kendine güven” büyük bir silahtır. İş hayatının içinde bu güven giderek artar. Kendine güven her birey için şart. Başarıya ulaştıkça insanları sürükledikçe ortaya bir şeyler çıkardıkça bu güven giderek artacaktır.

Girişimci kendi işini kurarken tüm ön hazırlık ve programlardan öncelikle kendini sorumlu hissetmelidir. İşe başlamadan önce yapılan tüm çalışmalarda kendisini sorumlu hissetmeli ve sonrasında da bu sorumluluk bilinci devam etmelidir.

Kimlerden hangi alanlarda yararlanacağını planlamasını yapmalıdır. İş için ve karşılıklı sağlanacak faydalar nedeniyle iş ilişkisinde olduğu kurum ve kuruluşlar , personel dikkatli seçilmeli ve doğru planlanmalıdır.

Girişimci belirlediği iş fikrinin uygulanabilirliğine önce kendisi inanmalı, gerektiğinde diğer kişileri (aile, ortak, finansör vb.) ikna edebilmelidir. İnanç ve azim olmalıdır. Çevresinde yakınında olan kişileri de bu konuda inandırmalıdır.

İş fikrine inanmalı, bu işi kurmak için yoğun bir zaman ve para harcamaya yetecek motivasyona sahip olmalıdır. Emek, sabır, motivasyon, azim, inanç, güven,zaman ve en azından kendini yaşatacak ve işle ilgili min harcamaları da yapacak parası olmaldır.Ya da yatırım yapacak parası olmalı ama bunu doğru zamanda doğru yerde kullanmalıdır.

Girişimci kendi işini kurmanın getireceği avantajları isterken, zorluklarını değerlendirmeli ve hazırlıklı olmalıdır.
Girişimci her türlü iyi ya da zor durumla karşı karşıya kalmaya hazırlıklı olmalıdır.
Önemli olan soğukkanlılığını koruyarak, doğru kararları verebilmeli alternatifler üretebilmeli ve çözümcü olmalıdır.

İş kurma süreci başlarken girişimcinin ortaya koyması gerekenler:
– Maddi varlıklar,
– Cesaret,
– Yetenek,
– Bilgi-beceri
– Yöneticilik
– Zaman
– Liderlik
– Çevre – ilişkiler,
– Hayata dair beklentiler
– Hedefler

Girişimcinin ihtiyaç duyduğu temel unsurlar:
– İş fikri
– Girişimcilikle ilgili nitelikler
– Yönetsel bilgi ve beceriler
– Kaynaklar
Girişimcilik Kültürü

Küçük ve Orta Ölçekli işletmelerin ve yeni girişimlerin teşvik edilmesinde önemli kriterlerden biri de girişimcilik ruhunun ve kültürünün gelişmesi ve gelişmesine destek olmaktır.

Sanayi toplumu sonrası dünyada, dev işletmeler rekabet gücünü kaybeden dinazorlar olarak algılanmakta, sürekli dalgalanan müşteri talepleri, küreselleşme, baş döndürücü teknolojik gelişmeler, hızlanan uluslararası rekabette işletmeler esnek çalışma sistemlerine daha çok gereksinim duymaktadır (Harrison, 1994).

Girişimci olmak aslında bir kişilik özelliğidir. Herkes girişimci, herkes patron olamaz. Bilinçlenme, deneyim, kendine güven, cesaret, öngörü ve atılım gerekir.

Beklemek yerine , aktivasyon
Durmak yerine , koşmak
Temkinli olmak yerine, kontrollü risk
Çekinmek yerine, cesaret atılım
Yılmak yerine, baş etmek
Hisseden, yaratıcı, adil, keyif alan, uyum sağlayan, yorulmayan, bir neslin oluşması ve gelişmesi gerekir. Ne kadar çok girişim işletme olursa, zor ekonomik koşullarda bir istihdama sebep olur.

Büyük işletmeler dünya ekonomisindeki değişmelere ayak uydurmak açısından küçük işletmelere oranla daha avantajlı durumdaysalar da, bir çok iş alanında küçük ölçekli işletmelerin daha iyi bir ekonomik çözüm olduğu düşünülmektedir. Bunun nedeni, tüketici tercihlerine daha esnek yaklaştıklarından ve çalışanlarıyla daha iyi ilişki içinde olduklarından, değişen pazar koşullarına hızlı adapte olabilecek olmaları, küçük işletme sahiplerinin daha yaratıcı ve dinamik kişiler olarak hem yönetici hem de girişimci rolünü tek başlarına üstlenebilmeleri, kendilerini sistemden soyutlamadan sosyo-ekonomik çevre ve diğer ekonomik birimlerle bütünleşebilmeleri ve böylece birbirlerini kolayca tamamlayan üretim ilişkilerini kolayca kurabilmeleridir (Lapin, 1991 ve Bağrıaçık, 1991).

Girişimcilerin nitelikleri şöyle ifade edilebilir:

1. Girişimciler, yüksek düzeyde başarı güdüsüne sahip, hesaplı risk üstlenen ve işlerini sonuçlandırmak için kişisel sorumluluk üstlenme eğilimindedirler (Moorhead and Griffin, 1989)

2. Girişimciler, gündelik düşünceler, değişen tavırlar ve kendi önyargılarından etkilenmeksizin olayları yorumlayabilme yeteneğine sahip olan ve muhtemel tehlikelerden yılmaksızın hızlı karar vererek harekete geçen bir kişiliğe sahiptir (Hinterhuber and Popp, 1992)

3. Girişimciler, mücadeleye atılma heyecanından zevk alan, bütün tutkusu yaratmak ve büyütmek olan, müşteri ve ürüne bir arada motive olabilen ve becerisini sürdürmenin en önemli yollarından birisinin olumlu tavırlar olduğunu düşünen ve bunları enteresan ve kârlı işlere dönüştüren bir kişiliğe sahiptirler (Farell, 1997)

4. Girişimciler, pazarını dünya pazarı olarak algılayan, rekabet düzenini varlığının temel nedeni olarak gören, bilgi değişimi sayesinde değişimle iç içe yaşayan, onu kullanan ve değişimi bir fırsat olarak değerlendiren, geçmiş deneyimlerinden eğitici sonuçlar çıkaran bir eğilime sahiptirler.

Girişimci kişilerin yetişmesi veya girişimci ruhunun oluşabilmesi yeni bir kültürün oluşmasını gerektirmektedir. Bu nedenle toplum yapısının, bakış açısının da değişmesi zorunludur. Türkiye’de iş yapabilme zorluğu ve zor ekonomik koşullar insanların daha yaratıcı rekabetçi girişimci ve atılgan olmasını gerektirmektedir. Teknolojinin gelişmesi ve bilgi kaynaklarına daha hızlı ulaşımdan yola çıkarak global ve uluslar arası boyutda girişimciliğin geliştirilmesi özendirilmeli ve teşvik edilmelidir.

 

Bu yazıyı paylasın...
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInDigg thisShare on StumbleUponShare on TumblrEmail this to someonePrint this page

4 thoughts on “Girişimcilik Nedir ?

    1. Merhabalar,

      Yan tarafta bulunan kayıt formunu doldurduğunuz takdirde eğitimimden ücretsiz olarak faydalanabilirsiniz.

  1. Egitimleriniz icin sonsuz tesekkur ediyorum ama uyelik iicin gelmesi gereken sicre henuz mailime ulasmadi zaman kaybetmek istemiyorum 🙁

    1. Merhaba,

      Eğitimlerimiz sistemimize kayıt olduktan 48 saat sonra gönderilmeye başlıyor.

      Sizin başarınıza..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir