3-tip-insan

3 Tip İnsan

Nasıl bir insan olduğunuz üzerine hiç kafa yordunuz mu? Hadi, kendimize biraz dürüst olmayı deneyelim. İnsanları ne kadar dinliyoruz, bize anlatılanların ne kadarını anlamak istiyoruz ya da ne kadarını umursuyoruz?

Gelin, oldukça ders verici ve düşündürücü bir hikaye ile nasıl bir insan olduğumuzu keşfedelim.

Birbiriyle devamlı savaş halinde olan ancak birbirlerine üstün gelemeyip, sürekli can ve mal kaybına uğrayan iki imparatorluk vardır. Birgün Krallar, bir araya gelirler ve bu gidişata bir son vermek üzere çözüm bulmaya çalışırlar. Kralların bir tanesi, diğerine bir teklifte bulunur ve der ki:

“Seninle bir zeka oyunu oynayalım. Eğer bilirsen, biz koşulsuz şartsız senin imparatorluğuna bağlanacağız. Ancak bilemezsen, sen benim imparatorluğuma bağlanacaksın”

Bu teklifi Kral şaşkınlık ile karşılar. Çünkü tam olarak anlamamıştır ve dinlemeye devam eder.

“Sana 3 tane heykel vereceğim. Bu 3 heykel arasında farklar olacak. Eğer bu 3 heykel arasındaki farkları, tam 1 gün içerisinde bulup bana getirirsen, biz senin imparatorluğuna bağlanacağız. Bulamazsan ise tam aksi olacak” der, teklifi sunan Kral.

Biraz düşündükten sonra anlaşırlar. Teklifi sunan Kral, ertesi gün sabah saat dokuzda heykelleri diğer Krala teslim eder ve diğer Kral heykellerin arasındaki farkı bulmak üzere yola koyulur.

Heykelleri açan Kral, görünüşlerinde bir farklılık olduğuna emindir. Ancak uzun süre, en ince ayrıntılarına kadar bakmasına rağmen hiçbir fark bulamaz. Kral birkaç saat daha inceledikten sonra, ağırlıkları arasında bir fark olabileceğini düşünür. Heykelleri tarttırdığında ise hiçbir fark ile karşılaşmaz.

Kral oldukça uğraşmış ve sabahı etmeye az kalmıştır. Son çare, yapımında kullanılan malzemeleri eşleştirir. Ancak yine sonuç hüsrandır ve Vezirlerinden, tüm saray halkına baktırmasına rağmen, aralarındaki farkı bulamadığı için imparatorluğunun elden gidişine razı olmuştur.

Gün ağırdığı, saat dokuza yaklaştığı esnada umutsuz Kralın karşısına aşçı yamağı gelir ve farklar için 3 heykeli de incelemek istediğini söyler. Kral, zaten kaybetmiş olmanın boşvermişliği ile bu teklifi kabul eder. Saat dokuza beş vardır ve hiçbir fark bulamayacağından emin olduğu aşçı yamağına, incelemesi için izin verir.

Aşçı yamağı hızlıca heykelleri incelemeye başlar. Ancak heykellerin arasındaki farkları, değişik bir metodla bulmaya kararlı olan aşçı bir adet tel ister. Daha detaylı bir inceleme için tel isteyen aşçıya, hemen bir tel getirirler.

Aşçı elindeki teli, birinci heykelin kulağından sokar ve diğer kulağından çıktığını görür. Aynı teli ikinci heykelin kulağından soktuğunda ise, diğer kulağından çıkmadığını farkeder. Teli çevirdiğinde ise, bu sefer ağzından çıkmaktadır. İkinci heykeli de bir kenara koyan aşçı, üçüncü heykele yönelir.

Teli üçüncü heykelin de kulağından sokar ve tel diğer kulağından çıkmaz. Teli çevirdiğinde tel ağzından çıkmaz. Yukarı çevirdiğinde tel beyine gider, aşağı çevirdiğinde ise kalbe. Aşçı, aradaki farkları bulduğundan artık emin bir şekilde Krala döner ve der ki:

“Aradaki farkları buldum Kralım!”

Kral oldukça heyecanlanır ve aşçı yamağına söze devam etmesini emreder. Aşçı yamağı sözü tekrar kendisine alır ve der ki:

“Kralım, hayatta 3 tip insan vardır. Birinci gruba ne anlatırsanız anlatın, bir kulağından girer diğerinden çıkar. İkinci gruba ise anlattığınız bir kulağından girer, ancak diğer kulağından çıkmasa dahi anlamamıştır, sadece papağan gibi tekrar eder. Ancak üçüncü gruba ne anlatırsanız anlatın diğer kulağından çıkmaz, önce beyninde tartar, sonra kalbine aktarır. En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır”

 

Hangi tip insan olduğunuza karar vermeniz kolaylaştı mı? Eğer size söylenenler, bir kulağınızdan girip diğerinden çıkıyorsa ve bunu kendinize itiraf edebilecek olgunluğa eriştiyseniz, çevrenizdeki insanları dinlemeyi deneyin. Sizle paylaşılan olguları, size aktarılan bilgileri ve size verilen öğütleri bir evren kadar geniş olan akıl süzgecinizden geçirip, kalbinize gönderdiğiniz zaman ancak “erdemli bir insan” olabilirsiniz.

Değerli olmayı seçin. İyi bir insan olmayı seçin. Her şeyden öte, anlamayı seçin.

Sizin başarınıza…

Bu yazıyı paylasın...
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInDigg thisShare on StumbleUponShare on TumblrEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir